19 Haziran 2012 Salı

Bir CENGİZ AYTMATOV romanı daha

Daha önce de kitaplarını okuduğum ve sevdiğim bir yazar .Bu romanı bir başka ama  gözlerim sulu sulu okudum bir solukta.Sanki ben de o zaman da yaşadım,acılarını hissettim ve terledim tarlada .İkinci dünya savaşında eşini ve üç çocuğunu kaybeden kahraman bir ananın ,zor zamanlarda dişi-tırnağı ile işlediği,kanı ve teriyle suladığı toprakla dertleşmesini anlatıyor.

Kitap dan bir kaç alıntı yazmak istiyorum:
''Gerçek mutluluk ,yavaş yavaş ,azar azar gelir ve bizim hayata bakış açımızla ,çevremizle,çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır.Mutluluk ,birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.''

''Demiri nasıl tavında dövmek gerekiyorsa,çekiç darbelerini nasıl soğutmadan indirmek gerekiyorsa,her kelimeyi de öyle tam zamanında söylemek gerekiyor.O anı geçirince söz soğuyor,katılaşıyor,insanın yüreğine taş gibi oturuyor ve bu ağırlığı kaldırıp atmak hiç de kolay olmuyor.''

4 yorum:

Derya dedi ki...

ablacim inan cok anlamli sözler ama inan anlamak icin benim iki kere okumama gerekiyor galiba, cok derin.
Kuzey -alim napiyor sen kitaplari devirirken kitapla arasi nasil? Az kaldi biraz kaldi tatile

mine dedi ki...

Kitapları Alim uyurken okuyorum,kuzey kendi kitaplarını evirip çeviriyor ,kendince okuyor benim elimden alıyor hemen.

habibe dedi ki...

KİTAP KURDU..BU YAZ O ÜNLÜ ŞERBETLERİNDEN YAPMIYORMUSUN... Bİ KAÇ TARİF EKLESEN DİYORUM.. :))

mine dedi ki...

Habibecim sen bizim şerbetlere gülmüştün demi :)
bak bu sene yapamıyorum bir türlü,iyi aklıma getirdin ,limonla başlayayım hemen.